10 Mart 2013 Pazar

TOPLU TAŞIMALARDA HAYATTA KALMA KLAVUZU

Merhaba blog dostları.
Duydum ki unutmuşsunuz bloğuma girmeyi.
Atlayıp da geldim heman.
(Yukarıdaki he-man esprisini anlamayanlar lütfen sessizce dışarı çıksınlar.)

Neyse...
Toplu taşımalarda şahit olduğum yürek burkan kesitler neticesinde ''Toplu Taşıma Araçlarında Hayatta Kalma Klavuzu'' nu yayınlama kararı aldım sevgili İETT mağdurları.
Lütfen aşağıdaki maddelere doğru gözlerinizi domaltınız!
  • Halk otobüslerinde görevi ''sağlı sollu ilerleyelim!'' diye haykırmak olan ''muavin''ler bulunur. Şoför ve muavin ikilisi ise ayrılmaz bir parçadır. Ancak son zamanlarda muavin & şoför birlikteliği seyrek rastlanan bir duruma gelmiştir. Bu yüzden eğer halk otobüsünde rahat etmek istiyorsanız mutlaka muavinsiz kaldığı için üzgün olan ıssız şoföre destek olmalısınız. Mesela yolculara ''beyler arkası müsait, sağlı sollu ilerleyelim, bak abi boş ortası, heh bıyıklı abim, hey!'' şeklinde seslenerek şoförün desteğini kazanabilirsiniz. Bu şekilde şoföre yakın rahat bir yerde yolculuk yapabilirsiniz.
  • Otobüslerde ayakta yolculuk yaparken ''koala pozisyonu'' dediğimiz şekle girmeniz gerekmektedir biriciklerim. Otobüslerde bulunan tutunma demirlerine tıpkı bir koalanın ağaca yapışması gibi yapışmalısınız ki ani frenlerden en az şekilde etkilenebilesiniz. Hem bu sayede tutunduğnuz demiri başkalarına kaptırma riskini de en aza indirgemiş olursunuz.
  • Otobüslerde bir gencin en büyük düşmanı yaşlı organizmalardır. Yaşlı organizmalar sık sık gençlere dirsek ve omuz darbeleri atmak suretiyle sataşırlar ve boşalan yerlere duygu sömürüsü adı altında oturmaya çalışırlar. Bunlardan kaçış yok. İlk önce bunu kabullenmemiz gerek! Ancak büyük bir şans eseri oturacak yer bulduk diyelim, acilen uyku pozisyonu almalıyız ki yaşlı organizma bize bulaşamasın.
  • İstanbul metrosunda koltukların hemen bir kaç santim üstüne reklam koyuyorlar. Ben de meraklı bir insan olduğum için, o reklamları okumadan duramıyorum sevgili votka-vişnelerim. İşte bu anlarda karşınızda oturan kişiye bakıyormuş izlenimi vermemek için başınızı yaklaşık olarak 3 cm. kadar havaya dikin ve kaşlarınızı çatın. Öbür türlü yanlış anlaşılma ve akabince dayak yeme olasılığınız artabilir. Lütfen DİKKAT!
  • Metrobüslerin nerede duracağı biz dünyalılar için tam bir muamma. Bu yüzden çizgiler arası boşluklara eşit mesafelerde konumlanmanız gerekir ki, metrobüs geldiğinde kalabalığın arasından sinsice sıyrılmanız kolaylaşsın.
  • Eğer minibüse sorunsuz bir şekilde ara durakta binmek istiyorsanız ''minibüse el atmak'' jargonunu iyi öğrenmiş olmalısınız. Bu noktada şoförle doğru zamanda göz kontağı kurabilmek ve işaret parmağınızı doğru açıyla kaldırmış olmalısınız ki minibüs şoförü tam da olduğunuz yerde arabayı durdurabilsin...
  • Akbilin bitiş sesi kadar hazin bir ses daha var mı acaba? Lütfen bu sesi duyduğunuzda paniğe kapılmayınız ve ''akbili olan var mı?!'' cümlesini yüksek sesle söyleyiniz. En arkadakileri boşverin. Ön sıralarda bulunan kişilere acıklı bir şekilde bakmanız sizi her zaman kurtaracaktır.
Yukarıdaki 7 madde Toplu Taşıma Aracı Tedirginliği (TTAT)) hastalığına yeni yakalanmış olanlar için adeta kurtarıcı niteliktedir biriciklerim. Lafı daha fazla uzatmak istiyorum aslında ama çok da saçmalamak istemiyorum. Bu arada lütfen otobüsten inerken ön kapıyı kullanmayınız...

2 yorum: