19 Kasım 2012 Pazartesi

EDWARD CULLEN'IN VAMPİR AVCISI BLADE İLE İMTİHANI

Merhaba vampir ısırığından korunmak için sinek ilacı sıkan okuyucularım.
Beyaz atlı prens furyasının sonlanmasına neden olan  gri volvolu romantik vampirimiz Edward Cullen'a olan bezdirici ilgiyi biliyorsunuz... Bu soluk benizli, buz kütlesi kadar soğuk, sivri dişli, fakat bir şekilde hem yakışıklı, hem zengin, hem de romantik olan adam fena halde sinirime dokunuyordu...
Şimdi herkes elindeki Twilight kitabını yere bıraksın ve bu acı gerçeklerle yüzleşme cesaretini göstersin...
Uzun zamandır Edward'dan nefret ediyordum. Çünkü onun kusursuzluğu beni deli ediyordu. Böyle bir erkek olabilir miydi? Hem yakışıklı, hem seksi, hem zengin, hem dürüst, hem düşünceli, hem romantik, hem sadık, hem...(biri beni durdursun!), hem..., hem... Lanet olsun! Acilen bir plan yapmalı ve kinimi pembesel yüreğimden dışarı akıtmalıydım...


Ama nasıl?
Amaçsızca çareler üretmeye çalıştığım bir gecede aklıma geldi BLADE...
Annesi onu doğururken bir vampir tarafından ısırılarak öldürüldüğü için yarı vampir - yarı insan olan Blade, annesinin intikamını almak için kendini vampirlerin soyunu kurutmaya adamış bir cengaverdir sevgili okuyucu...
----------
Ben: Blade çok dertliyim.
Blade: Hayırdır gözüm?
Ben: Blade abi... Twilight'da vampirim diye dolaşan bir çocuk var. Çok yakışıklı, çok karizmatik be abi... Sinirime dokunuyor.
Blade: Vay şerefsiz! Sen üzülme yiğenim. Onu da benim kılıçla doğrarız elbet...
Ben: Ama Blade abi, herif çok romantik be... 110 yaşında ama yanında 17'lik kız gezdiriyor.
Blade: Sübyancı vakası yani. Az bekle ben kılıcı bileyliyim...
----------
Blade ile beraber Edward'ın yaşadığı Forks adı verilen kasabaya geldik... Elbette Edward gene çayırlıkta genç ve bir o kadar salak kızımız Bella ila beraberdi...
(bknz: yandaki fotoğraf!)

Blade: Edward! Çık dışarı köpek!
Edward: Bella seni çok seviyo... He? Hayırdır?
Blade: Bundan sonra genç kızlardan uzak duracaksın! Çayırda çimende 'bakın ben güneşte parlıyorum' diye hava atmayacaksın!
Edward: Fakat ben...
Blade: Milletin aklını okuyup oyunlar oynamayacaksın! O nereden kazandığın belli olmayan paraları da bir hayır kurumuna bağışlayacaksın! Gri volvo'nu da galeriye teslim edeceksin! Hiç volvo'ya binen liseli mi olur laağğn?!!!
Edward: Biliyorsunuz ki çok karizmatiğim ve sonsuz ömrümün her gününde Bellayı...
Blade: Sus artık romantik çocuk! Çok çekicisin anlıyor musun?
Ben: Eeee! Sıktınız ama he! Blade hadi çek kılıcını da doğra şu sümsüğü!
Edward: Blade... Ne kadar güzel gözlerin var. Gözlerinin içinde gördüğüm ışığa binlerce şiir yazabilirim.
Blade: Edward sen de aslında... Yani nasıl desem? Pek şirin bir şeysin ya...
Ben: Blade? Sana onun çok çekici olduğunu söylemiştim! Kanma şuna nolur yaa.... :(
Edward: Blade beni al kucağına,elini belime saarrr...
Ben: Oha ama kavak yellerine bağladınız!!!
Blade: Edward sana yeni vampir öldürücü silah koleksiyonumu göstereyim mi? Gelir misin evime?
Edward: Ah... Hiç sormayacaksın sanmıştım sert çocuk...
(bu sırada elele tutuşarak yürümeye başlarlar...)
Bella: İyi ama hani beni ısıracaktı bu?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder